Sayfalar

17 Mayıs 2011 Salı

Pele : ' Johan Cruyff, Michel Platini ve Alfredo Di Stefano ; Lionel Messi'den iyi'


Brezilyalı efsanevi futbolcu Pele, eski futbolculardan Johan Cruyff, Michel Platini ve Alfredo Di Stefano'nun Arjantinli Lionel Messi'den iyi olduğunu iddia etti.

Pele, Şili'nin La Tercera gazetesine yaptığı açıklamada, 2 kez Altın Top ödülü kazanan Messi'nin şu anda dünyanın en iyi futbolcusu olduğunu, ancak bunun ne kadar süreceğinin görüleceğini ifade etti.

Pele, ''Messi, milli takımda başka bir oyuncu gibi. Fark Barcelona'nın iyi donanımlı bir takım olmasından kaynaklanıyor'' dedi.

Bu habere Barcelona cephesinden gelecek yanıt muhtemelen Pele'nin futboldan anlamadığı , hatta kibirli ve çirkef olduğu yönünde olacağından hiç şüphem yok. asfadsfafdhfg :D

Galatasaray ve Teknik Adam Sorunsalı

Galatasaray'da senelerdir çözülemeyen bir problemdir teknik adam problemi. Ya aşı tutmaz , ya aşı tutar başarı gelmez , ya da başarı gelir teknik adam gider. Son 4 sezonda gelen antrenörler:  Karl Heinz Feldkamp , Cevat Güler , Micheal Skibbe , Bülent Korkmaz , Frank Rijkaard ,Gheorge Hagi , Bülent Ünder.. 4 sezon 7 hoca . Ters giden bişeyler olmalı. Her antrenör geldiğinde istikrarın hedeflendiği ve hocanın sonuna dek arkasında olunduğu deklare ediliyor ama 3-5 başarısız sonucun ardından bileti kesilip yollanıyor.
Türkiye'deki başarıya endeksli bakış açısı belki de yönetimi buna zorluyor. Ancak 7 isimden bir tanesi bile mi başarı sağlayamaz? Dünya'da çeyrek asrı deviren teknik adamlar mevcutken bizde neden çeyrek senede 1 antrenör gönderiliyor? Bunun sebebinin yanlış zamanda yanlış isimlerle anlaşılması olduğunu düşünüyorum. Örneğin Bülent Korkmaz ve Georghe Hagi. Bu isimler tam bir enkaz devraldılar ancak sezon sonu dahi beklenmeden yollar ayrıldı.
Şimdi de ağızlarda bir Fatih Terim dolamakta. Yeniden aynı kısır döngü. Hadi hocayı gönderelim. Sonra da düşünelim : Fatih Terim mi? , Mircea Lucescu mu ? , Eric Gerets  mi?, Georghe Hagi mi? .. Sanırım Galatasaray taraftarı da bu kısır döngüden sıkılmıştır. Galatasaray'ın yeni yüzlere , yeni düşüncelere ihtiyacı vardır. Bu kısır döngünün içinden bir an önce çıkılmalıdır.

Gelelim bu teknik adamların alınış şekline. Hagi getirilmeden önce 4 teknik adamla görüşülüp sonuç alınamadğı Galatasaray yönetiminden sızdırılmıştı. Galatasaray'ın ne halde olduğunu adeta dünya görmüştü. Ama ne yazık ki yine ders alınmadı. Galatasaray'la teknik adamlarla görüşür ve bunu daha sonra açıklar. Ama yine Fatih Terim'le görüşüldüğü açık bir şekilde ifade ediliyor. Ya Fatih Terim reddederse? Bu sefer Galatasaray'ın prestijinin zedelenmesinden kim sorumludur? Eski yönetimin yaptığı hatalardan , Ünal Aysal'ın ders almasını umuyorum. Bilinmesi gereken şudur ki :
Galatasaray isimlerin üzerindedir. 

Abdullah Yavuz

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Tanjevic Kanseri Yendi!

Ülkemize çok büyük hizmetleri bulunan Basketbol Milli Takım Koçu Bogdan Tanjeviç kanseri yendi! Geçen ilkbaharda kolon kanseri olduğu anlaşıldı ;doktorların hayati tehlikesi olduğunu söylemesine rağmen  Milli Takım'ın başına koştu. Doktorları, yaşamını riske attığını söylese de Tanjeviç 'Benim asıl ilacım basketbol' dedi ve kemoterapiyi bırakıp 'basketterapiyi' tercih etti ve 12 Dev Adam'ın başına geçti. Sonrası malum: Gümüş madalya.
 7 yıldır Türkiye'de yaşayan Tanjevic , ailesiyle birlikte 14Nisan'da Türk vatandaşlığına geçmişti.
Hastalığıyla ilgili sorulan soruya :

"MAŞALLAH TURP GİBİYİM"
Geçtiğimiz gün rutin kontrolden geçtim. Türkçe'de 'Maşallah' deniyor değil mi? Turp gibiyim... Ağustos'ta bir kontrolden daha geçeceğim.

Sigara içip içmediğine dair sorulara verdiği yanıt :

"GÜNDE 5-6 PURO İÇİYORUM"

Rahatsızlığımdan dolayı sigara içmem yasak. Ancak günde 5-6 puro içerek bu yasağı deliyorum! Eşim Jasna, oğlum ve kızlarım da elimde puroyu görünce sinirden deliye dönüyorlar. Doktorlarım 'Kanserin en yakın dostu stres. Onun için asla stres yapmayacaksın' diyor. Ben de biraz strese girersem hemen puroyu yakıp stres atıyorum. Aileme karşı kendimi de böyle savunuyorum. 40 yıl sigara içtim bir anda sıfırlamak kolay mı?


Tekrar tekrar geçmiş olsun ,nice başarılı ve güzel günlere Tanjevic!

Bir Galatasaray Portresi : Adnan Polat

1953 yılında Erzurum'da dünyaya gelen Adnan Polat , Galatasaray'da Başkan Yardımcılığı , Futbol Komünitesi Başkanlığı ve ardından 2008 yılında yapılan seçimleri tarihi bir farkla kazanarak , 33. Galatasaray Başkanı seçilmiştir.

Polat Neler Yaptı?
Evet , Polat 20.45 diyerek tüm Galatasaray taraftarının gözü önüne gelmiştir. Onu ilk kez bu kadar yakından tanıyan Galatasaray taraftarı onu çok sevmiş , bağrına basmıştır.




2007-2008 sezonunun yarısında Başkanlık Koltuğuna oturan Adnan Polat tarihi bir şampiyonluğa tanık oldu. Feldkamp ile başlayan Cevat Güler ile devam eden bu serüvende , Galatasaray mutlu sona ulaştı. Tüm Galatasaraylıların aklında kalan ve yılın spor fotoğrafı seçilen görüntü :
 Polat İş Başında 2008-2009!
Takımın başına Alman Micheal Skibbe getirildi.Göze hoş gelen bir futbol oynatmayı amaçlayan Skibbe için Galatasaray transfer girişimlerini başlattı. Geniş ve etkili bir kadro kurmayı hedefleyen Galatasaray yönetimi inanılması güç transfer hamleleri yaptı. İşte o transferler:

Fernando Meira: Portekiz milli takımı stoperi Galatasaray'da 

Harry Kewell Galatasaray'da! Taraftarın senelerce kahramanı olacak Kewell imzayı attı.

 Çek yıldız Galatasaray'da : Milan Baros !
Galatasaray bu yıldız transferlere rağmen bir türlü istikrarı sağlayamadı. Ligi 5.sırada tamamladı. 2-5'lik Kocaeli maçının ardından Skibbe ile yollar ayrıldı.
Bülent Korkmaz takımın başına geldi. Şampiyonlar Ligi 3. Ön eleme turunda Steau Bucuresti'ye elenen Galatasaray , Uefa'da yoluna devam etti. 4-3'lük tarihi Bordeaux maçının ardından Hamburg'a elenen Galatasaray Uefa'ya da veda etti.
 Muhteşem 3'lü İş Başında 2009-2010!
Adnan Polat - Haldun Üstünel - Adnan Sezgin üçlüsü Galatasaray'da devrim gerçekleştirmeye karar verdiler. İnanılması gerçekten güç transferlere imza atan bu üçlü o dönem adeta tapılır bir hale geldi. Öncelikle takımın başına bir efsaneyi getirerek işe başladılar. 

Ve hızlıca yıldız oyuncu transferine girşildi. Kaleye Leo Franco , sağ açığa Kader Keita , orta sahaya ise dünyaca ünlü 10 numara Elano Blumer transfer edildi.

Devre arasında yıldız transferine devam eden Galatasaray , Giovanni Dos Santos , Jo, Lucas Neill gibi isimlerle de anlaştı. Ancak sonuç hem Avrupa'da hem Lig'de hem de kupada hüsran. Rijkaard ve onca yıldız da çare olamadı. Bitmek bilmeyen savunma ve kaleci hataları , hücum oyuncularının takım savunmasına yardım etmeyişi ve topu oyuna sokma problemlerini Galatasaray bir türlü aşamadı. Galatasaray sezonu 3.sırada tamamladı. Ancak Rijkaard ile yola devam kararı alındı.

Polat Sonunu Hazırladı 2010-2011!

Galatasaray'da yönetimde çatlak sesler yükselmeye başladı. Yönetimde de sorunlar devam ediyordu. Başta Haldun Üstünel olmak üzere bir çok yönetici ile yollar ayrıldı. Rijkaard ile devam projesi de işe yaramadı. Galatasaray elindeki kadroyu da koruyamadı. Başta Keita ve Elano olmak üzere bir çok isim satıldı. Bunun üzerine Galatasaray Uefa Avrupa Ligine bile kalamadı. Rijkaard da başarısız sonuçların ardından gönderildi.
Takımın başına efsane isim Hagi getirildi ancak o da pek uzun ömürlü olmadı. Üstüne Galatasaray'a mali külfet sağlayan Culio , Stancu , Kazım gibi isimleri getirdi. Galatasaray ileri gideceği yerde daha da geriye gitti. Kaptan Arda Turan ve yönetimdeki bir çok isim küstürüldü. Galatasaray düşme potasına kadar geriledi ve Adnan Polat kongrede ibra edildi ve Adnan Polat dönemi son buldu.
Adnan Polat'ın Çılgın Projeleri!
Türk Telekom Arena

Adnan Polat döneminin en önemli çalışmalarından biri Türk Telekom Arena stadının bitirilip , hizmet vermeye başlamasıdır.
 Futbol A.Ş ile Sportif A.Ş Birleşti

Galatasaray senelerdir sırtında taşıdığı Sportif A.Ş yükünden kutularak Futbol A.Ş ile birleşmeyi sağladı.
Riva Projesi

4 senedir ruhsatı alınmaya çalışılan Riva'daki arazinin ruhsatı alındı. Galatasaray burada villalar yaparak sürekli gelir elde etmek istiyor.

Polat Giderken...




Adnan Polat Galatasaray'ın özlediği transferleri - son sezon hariç- yaptı. Stadı açtı ve mali açıdan Galatasaray'ı düzlüğe çıkardı. Ancak sportif anlamdaki korkunç başarısızlık onun sonunu hazırladı. Galatasaray düşme potasına girdi. Arda ve Haldun Üstünel küsütürüldü ve Adnan Polat bu krizleri yönetemedi. Olmadı. Rijkaard , Hagi , Skibbe , Bülent Korkmaz , Cevat Güler , Bülent Ünder.. İstikrar sağlamak isterken 3 senede kimler geldi kimler geçti . Jo , Dos Santos , Keita , Elano , Kewell , Misimovic .. Olmadı başkan. Keşke sportif durumla daha yakından ilgilenseydi.Ama şunu söylemek gerek , Galatasaray en karizmatik başkanını kaybetti. Gerek duruşu gerek söylevleri ile Galatasaraya yakışan bir isimdi Adnan Polat. Artık 34. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal'ın daha başarılı olması dışında dilenebilecek hiç bir şey kalmadı.

Bir dönemim ve bir yazının daha sonuna geldik. Bizi izlemeye devam edin .

Abdullah Yavuz



15 Mayıs 2011 Pazar

Futbol bu mudur? Bu mudur futbol? Futbol mudur bu?

Türkiye futbol tarihde kara bir leke olarak kalacaktır Bursa'daki FUTBOL akşamı. O akşamki Maraton programında ne de güzel ifade etti Mustafa Denizli : " Bu akşam hepimiz kaybettik"
Peki ya kim bunun sorumlusu? Bursaspor mudur? Verilen cezalar adil midir?
Öncelikle kendilerini sütten çıkmış ak kaşık olarak gören Beşiktaş taraftarını sonuna kadar haksız bulmaktayım. Henüz Dolmabahçe'deki görüntüler hepimizin hafızasında o kadar taze ki. Bence Beşiktaş taraftarı da en az Bursa taraftarı kadar suçludur. Tekmelenen , kafalarına şişe atılan Bursalılar hale gözümüzün önüne gelmekte. Tabiki bizim insanımız bu olayları hemen unutuverdi.
 Bursaspor ne yapmalıydı? Gerçekten ne yapabilirdi? Şehir meydanının , otoyolların güvenliğinden Bursaspor mu sorumludur? Bu olayın faturası tamamen Bursa'ya mı çıkarılmalıydı? Kesinlikle cezayı haksız buluyorum. Bursa Atatürk Stadı ve çevresinde Bursaspor tarafından güvenlik son derece sağlanmıştı. Hatta statta son derece neşeli ve güzel bir atmosfer vardı. Ortam futbola gayet elverişliydi. Ama fatura Bursaspor'a.. Burda suç tamamiyle provakatif ÖZÜRLÜLER ve buna önlem almayan Bursa idari kurumlarıdır. Emniyet Müdürlüğünden , Valiliğe ordan Belediyeye kadar herkes sorumludur. TFF elini taşın altına koyup suçluluları tespit etmek ve idarı kurumları cezalandırmak yerine kolaya kaçıp tüm suçu Bursaspor'a yığmıştır bu kabul edilemez.

Bursaspor'a yapılan haksızlık gerçekten vicdanen beni rahatsız etti. Böyle bir haksızlık karşısında yazma hastalığım nüksetti.Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Abdullah Yavuz