18 Eylül 2013 Çarşamba

Galatasaray 1- 6 Real Madrid

Böyle bir akşamdan sonra konuşmak zor ama yine de sıcağıyla birkaç bir şey söylemek istedim.

Öncelikle kimse konuşmuyor ve sanırım konuşmaya da pek niyeti yok bu yabancı sınırlaması meselesini. Daha hiçbir şekilde yan yana oynamamış Eboue-Dany-Chedjou-Riera 4lüsünü sahaya sürmen gerekiyor. Bunun faturasını Fatih Terim'e çıkarmak niyetinde değilim. Elinizde Gökhan Zan-Semih-Dany-Chedjou varsa bu tercihinizi eliştirmem. Ancak kesinlikle faturayı keseceğim, TFF tarihinin en rezil yönetimi olan Yıldırım Demirören ve ekibidir.

Maç içi realitelere dönecek olursak;

-Bir Fatih Terim gerçeğinden söz etmemiz gerek. Hep dediği gibi BAM BAM BAM oynayacağız stiliyle sahadaydı yine Galatasaray. İlk yarım saat mükemmele yakın bir oyun vardı. Ancak orta sahaya kadar çizgi halinde gelen savunma yine de içimde bir korku yaratıyordu. Bu oyun gerçekten CL oyunu değil , bu ligde nasıl oynanması gerektiğini bugün Ancelotti ders niteliğinde öğretti.

-Bir an önce golü bulmamız gerektiği gözler önündeydi fakat beklenen olmadı ve uzaydan gelen hava topuna Eboue'nin yaptığı - ne ilk ne son- inanılmaz hata ile golü yedi Galatasaray. Hani 1.80 boyunda düz bir kalas diksen sahanın o kısmını o gol olmazdı. Geçen sene İspanya'da yine benzer bir hata yapmıştı , değişen hiçbir şey yok anlayacağın. Bu seviye bu hataları kal-dır-mı-yor. Arsenal'dan bu yüzden ayrıldı bu adam. Sen Madrid'e böyle hatalar yaparsan ağlamayacaksın arkadaş 6 da yersin 10 da.



-Melo? Türkiye ligine benzemiyor dostum buralar. Bu hataları aslında yine çok sık yapmaya başladı. Ligdeki ukalalığı belki pahalıya mal olmuyor burda faturanı keserler. Hep bahsettiğim bu ukala hal ve tavırdan bir çok futbolcunun ve taraftarın kurtulması gerekliliğidir. Galatasaray son derece iyi bir kadroya sahip ancak taraftarın ve yönetimin sandığı CL'yi alacağız kalitesinin çok çok uzağında. Bundan uzaklaşıp gerçekleri görmeden doğruya ulaşmak pek mümkün değil.

 -Burak Yılmaz'dakinin adı düşüş değil çöküştür. Geçen sezonki Burak'ın en az 2 golü vardı bugün. Kafa olarak başka yerlerde olduğunu düşünüyorum, umarım toparlanır. Çünkü savunma hataları kadar payı var bu mağlubiyette. Maçın belki de en büyük kırılmanın anlarından biri 2.yarının başında 6pastan kaçırdığı gol pozisyonudur. Sneijder ise sadece ismen sahadaydı. Onun için de benzer şeyleri söylemek mümkün.

- Geri kalan goller ve futbol için çok bir şey söylemeye gerek yok sanırım. Buralarda bu işler böyle yürüyor.
Ancelotti gibi buranın havasını suyunu kapmış hocalar futbolun bu "akıllı oyun" kısmını çok iyi oynuyor. Kalan maçlarda daha iyi bir performans dileğiyle.

Abdullah Yavuz


3 Eylül 2013 Salı

Transfer Nasıl Yapılmaz? = Galatasaray

2013-2014 sezonu kadro planlamasında en büyük kusurlardan biri Galatasaray'a aittir sanırım. 6+0+4 kuralına göre planlanmayan kadro şimdilerde büyük bir sıkıntı ile yüzleşmek zorunda. Şimdi biraz daha detaya inelim.

Sezon içerisinde herkesin gördüğü en temel 3 problem vardı. 1) Sol Bek 2)Stoper 3)Hamit'in formsuzluğu. Bunlara bir de yabancı kontenjanı sorunu eklendi sezon sonunda.

1) Sol Bek Sıkıntısı

Her mevkiye bir şekilde adam yetiştirdik ancak şu ülkede 1 sol bek yetiştiremedik. Hakan Ünsal-Ergün Penbe iklisinin ardından Galatasaray bu mevkide aradığını hiç bulamadı. Tam çözümü yabancıda arıyorken , 6+0+4 ile eli kolu bağlandı. Eğer Hakan Balta bir Roberto Carlos'a dönüşmezse bu mevki bu sezonda çok kafa ağrıtacak. Ligde belki çok sırıtmasa da Şampiyonlar Liginde Bale-Ronaldo-Tevez gibi yıldızlarla daha gruplarda  karşılacak olan Galatasaray'da pek ışık görünmüyor.

2)Stoper

Chedjou alınarak buradaki sıkıntı çözüldü gibi gösteriliyor ama aslında Galatasaray'ın ihtiyacı olan oyuncu daha deneyimli 1 stoperdi ve ayrıca 6+0+4 kuralı da dikkate alınarak 1 de yerli stoper mutlaka kadroya takviye edilmeliydi. Sonuçta ligde bu mevkide sık sık Chedjou'ya şans verilemeyecği düşünülürse alınacak oyuncu deneyimiyle özellikle Şampiyonlar Liginde takımı sırtlamalıydı.


Türkiye'deki yerli soper sayısının fazlalığı göz önüne alındığında buraya yerli bir takviye de yapılmalıydı benim fikrimce. Aykut Demir , Serdar Aziz , Ömer Toprak gibi ismlerden birini kadroya katmak Galatasaray'ı bu bölgede çok ama çok rahatlatırdı. 

3)Hamit!

Hamit'i hem kişilik hem oyun karakteri anlamında çok ama çok severim. Sahada canını dişine takan tam bir profosyenel. Saha dışı tutumuyla da takımda görmek istediğim bir oyuncu. Ancak lig maçlarında olmadığını söylemek haksızlık olmaz.

Şampiyonlar Liginde tecrübesiyle oyunu götürebilirken ligde bu mevkide Galatasaray'da oynayan bir oyuncunun skor katkısı vermeden orada olması mümkün değil. 1 Sezonda Galatasaray orta sahasında neredeyse her maç oynayan 1 yıldız yalnızca 1 gol atarak sezonu tamamlıyorsa bunu sorgulamak gerekir.

Sezon başında Fatih Terim de fark edip Alper Potuk'u istedi. Ancak Aziz Yıldırım burada belki de bu sezonun en doğru işini yaparak Alper'i Galatasaray'ın elinden kaptı. Belki fiyatı eleştirilebilir ama bu yabancı sınırlamasında Alper bulunmaz bir nimet her teknik direktör için.

Bakıldığınnda 3 sorun da çözülememiş görülüyor. Şimdi ise yabancı kontenjanın etkilerine bir bakalım;

-- İlk 11'de banko yabancılar : 1) Muslera 2) Melo 3) Sneijder 4)Drogba
-- Alternatif Yabancılar : 1) Eboue 2) Amrabat 3)Bruma 4)Dany 5) Riera  6)Chedjou

Bu duruma bakıldığında Eboue-Amrabat-Chedjou-Bruma'dan 2'sini seçip ligde oynamak zorundasınız. Alternatiflerine bakarsak

Eboue-Sabri
Amrabat-Emre Çolak
Chedjou-Gökhan Zan
Bruma - Hamit.

Az önce bahsettiğim yerli stoperlerden biri alınmış olsaydı gönül rahatlığıyla Chedjou kulübeye giderdi ancak şu an ise her taraftarın aklında bir soru işareti kalıyor. Ayrıca Gökhan Zan'ın da sürekli sakatlık problemleri yaşadığı biliniyor.

Şimdi ise yerlilere göz atalım.

-- İlk 11'de banko yerliler : 1)Semih 2) Selçuk İnan  3)Burak Yılmaz
-- Oynaması Muhtemel yerliler : 1)Hakan Balta 2)Sabri 3)Hamit 4) Emre Çolak


Şimdi herkesin gönül rahatlığıyla banko dediği oyuncuları taktik tahtasına bir yazıp bakalım duruma:



Oluşan şablon yabancıların Diamonds , Türklerin baklava dilimi dediği İtalyan işi bir taktik.. Kalan 4 oyuncuda yerli yabancı tercihlerinizi kullanara kadroyu oluşturabilirsiniz ki , Fatih Terim de aynen böyle yapıyor.  Aslında görüntü de çok güzel , banko oynaması gereken herkes oynuyor. Ama bu taktik ligde , özellikle sizden daha güçsüz rakiplere karşı, işlemiyor. Çünkü taktiğin kanat oyuncu yok! Türkiye ligi gibi sırf orta alan çekişmesiyle maçların tamalandığı bir ligde siz kanatsız oynarsanız orada baskıyı yersiniz ve iş biter. Şu ana kadar farklı da bir şey olmadı.

Eğer çözümümü gelirsek :

Bu oyun stiliyle oyunu geniş alanlara yayarak pozisyon sıkıntısını çözersiniz ancak arkada tamamı yerli savunma hattınızın size yapacağı süprizlerden müessemiz sorumlu değildir. Ayrıca Burak Yılmaz-Drogba ikilisnden biri yedek kalmadan da  oyunu kanatlara açmak pek mümkün görünmüyor.

Şampiyonlar Liginde oyunu kitlemek gerektiğinde şu an uygulanan Diamaonds Tactic(4-1-2-1-2) iş görecektir. Ancak ligde mutlaka 4-2-3-1'e geçiş yaılmalı. Şimdilik değerlendirme buraya kadar.

Tekrar görüşmek dileğiyle...

Abdullah YAVUZ



 

16 Mayıs 2013 Perşembe

Türkiye ve Futbol


Hani nerden başlasam neresine değinsem bilemediğim bir  hafta sonundan geçtik. Daha doğrusu hala geçemedik sanırım. Futbol konuşmaya pek de gerek yok gibi , sahada futbol adına pek bir şey yoktu. Goller dışında en fazla 1-2 pozisyon vardı belki ama bu 3 puanın çok ötesine geçen şeyler vardı.

1) Dakika 1'de ayrımaya gelen Drogba'ya hakemin önünde söven( Has... s... i...)  bunu tüm Türkiye'nin gözü önünde yapan ve her yere yansımasına rağmen hala provakasyon bahseden bir Volkan'dan bahsediyoruz. Kardeşim dakika 1 ya. Top auta gitmiş dön işine bak bu kadar basit. Sen zaten provakasyondan etkilenmeye çıkmışsın. Tribünlere oynuyorsun, hoş değil. Seni atamayan hakeme de yazıklar olsun. Umarım böyle bir Şampiyonlar Ligi finali yönetmez.


2) Bu ne hal gençler? Tamam anladık geçen sene bu stadın ışıklarını kapatıp suladılar. Türlü terbiyesizlik yapıldı size. Emeğinizi hiçe saydılar hepsi kabul ama bu ne hal? Bu bir haktır , kutlayabilirisniz şampiyonluğunuzu istediğiniz yerde ama Kimse kusura bakmasın ama çok net bu bir provakasyon. Yakışmıyor. Eğer gerçekten orda kutlama yapmak istiyorsanız adam gibi mücadeele eder yenersiniz öyle sevinirsiniz. Bu kadar basit. Galatasaray takımı şampiyon da olsa yenildiği bir maçtan sonra sevinmez , sevinmemeli.
3) Sabri-Volkan. Futbol sahalarında uzun zamandır görmediğimiz bir rezillik. Ve yine şaşırtmayan isimlerden. Bırakın beyler bu işi. Biriniz Galatasaray'ın kaptanı biriniz Fenerbahçe'nin kaptanı. Bırakın gidin bu takımlardan. Neymiş efendim küfür etmişmiş , yok efendim provoke etmişmiş. Olma kardeşim , olma provoke. Futbol denen oyun o kadar karmaşık değil ki. Sen milyon eurolar kazanacaksın , sonra da milletin gözü önünde bu görüntüleri vereceksin. İkiniz de bırakın gidin bu kadar net. Semih Kaya'lar , Gökhan Gönül'ler yetişir bu ülkede , siz yeter ki bırakıp gidin oraları. Yakışmıyorsunuz bu takımlara.

Yarın birgün milli takıma falan seçilirseniz ne olacak? Ya da sizi oraya seçecekler mi bir daha? Başka bir yerde olsa acaba milli takım yüzü görürler mi? Yazık gerçekten kimlerden medet umuyoruz. Milli takımın başarısızlığı sandığımızdan daha derinlerde olabilir.

4) Raul Meireles. Pazar günü gördüğümüz en güzel görüntü bu sanırım. Hakkıdır beyler. Meireles ne yapsa hakkıdır bu kadar açık ve net. Siz de çoluk çocuk severek izlersiniz. Çünkü Türk Futbol camiasını onu el-kol hareketleriyle kabullenmiştir ve ne yapsa yerden göğe kadar haktır. Siz bir adama bu kadar taviz verirseniz , kendi hakeminizi bu kadar yerin dibine sokarsanız başınıza bunlar gelir bu kadar açık. Hayırlı olsun. Ha bu arada hiç kırmızı kart görmemişti değil mi?

Fotoğraf: Meireles'ten Sabri'ye Şok Hareket
Fenerbahçeli Meireles, oyunun son dakikalarında oyundan çıkan Sabri Sarıoğlu'na şok bir hareket yaptı.

Fenerbahçe Galatasaray maçının son anlarında yaşanan olaylar sonucu kırmızı kart gören Sabri Sarıoğlu, oyundan çıkarken Fenerbahçe'nin Portekizli oyuncusu Meireles tarafından bu hareketlere maruz kaldı. 
Meireles'in bu hareketine Galatasaraylı taraftarlar micro-blog sitesi twitter'dan çok sert tepki gösterdi.

5)  Didier Drogba- Irkçılık. Gecenin yine en çirkin olaylarından biri. Bu kadar mı düştünüz ya? Bu kadar mı acizsiniz siz. Tarihimizde hiçbir siyah-beyaz savaşı yokken nasıl bu kadar doldunuz? Nasıl bu kadar insanlığınızdan oldunuz. Gerçekten yazıklar olsun.Biz ne ara bu kadar koptuk özümüzden?
Olayın gerçek boyutuna baktığımız Fenerbahçe tüm dünya basınında yer almıştır bu haberle. Yazık gerçekten. Belki 10-15 taraftar Fenerbahçe'nin üzerine 10-15 yıl çıkmayacak Irkçılık lekesi sürerken acaba hiç mi düşünmediler. Umarım bu olaylar kısa bir sürede unutulur gidier , yoksa olan Türk futboluna olur.

6) Hasan Şaş- Ümit Davala-Aykut Kocaman. Küfür etmişler Hasan Şaş'la Ümit Davala'ya. Peki siz yıllarca bu sahalarda top oynamadınız mı? Siz bunları yaşamadınız mı? Teknik direktör olurken bilmiyor muydunuz size küfredeceklerini? Hele Hasan Şaş hiç konuşmasın sahada ne kadar gergin bir futbolcu olduğunu dünya alem biliyor. Bırakın bu masum ayaklarını. Eğer güvenmiyorsanız kendinize hakim olabilmeye bırakın siz de bu işi. İnanın yapacak adam çıkar.

Rakip takım teknik direktörünü maçtan önce karşılamayan Aykut Kocaman da çıkıp bu saatten sonra ahlak dersi falan vermesin. bırakıp gitsin usulca.

7) Emre Belözoğlu-Felipe Melo- Caner Erkin. Maç başladı , başlar başlamaz birbirlerini yemeye başladılar. Daha hiçbir şey yokken üzerlerine yürümeler falan. Kim veriyor size bu gücü? Kim sizin bu kadar rahat etmenizi sağlıyor? Emre küfür ediyor lafını kimse söylemesin bana. Melo etmiyor mu?Melo da ne yapsa az. Takım arkadaşını soyunma odasında dövmüş ve kovulmamış bir adam ne yapsa haktır. Üstüne bir de bütün bir yaz peşinden koşulmuş. Emre de ne yapsa az. Bırakın etsinler küfürü birbirlerine ama o formaları kirletmesinler. O formaları Metin Oktay'lar , Lefter'ler giydi. Şimdi o formadan ellerini ayaklarını çekip defolup gitsinler.

 

8) Burak Yıldırım. Öncelikle Allah'tan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

İşte saydık burda bir sürü madde daha niceleri de vardır şüphesiz. Sizlersiniz bu çocuğun katili. Sensiz Aziz Yıldırım, sensin Ünal Aysal, sensin Sabri , sensin Melo , sensin Volkan , sensin Emre , sensin Caner ve daha binlerce kişi sizsiniz o gencin katil.! Eserinizle gurur duyun.

Eğer ki benim mutluluğum başkasının evlat acısı oluyorsa varsın olmasın öyle mutluluk. 

Abdullah Yavuz


7 Nisan 2013 Pazar

Galatasaray - Mersin İdman Yurdu



TFF ve hakemlik müessesinin ülkemizde ne hale geldiğinin en açık göstergesidir bu maç. İnsanların kurumlara , adalete ve en önemlisi insanlara güvenin bittiği noktadır. Açıp tekrar tekrar izleyip , bu iğrenç provakatif oyunu herkesin bir daha izlemesini ve ülkemizin iğrençleşen hakem provakasyonlarını bir kez daha görmenizi tavsiye ederim. Ve önce bir futbolsever sonra da bir insan olarak bu kadarını kabullenemeye gerçekten tahammül edemiyorum.


Dünyanın hiçbir yerinde bu şekilde bir hoca atılması olmamıştır. Tek kelimeyle : SKANDAL! Ötesini tarif etmeye kelimeler yetmez. Bana bir tane daha örneğini gösterin gerçekten bir daha bir şey yazmayacağım. Bu çok net AHLAKSIZCA bir provakasyondur. Bunu hakem hatası olarak görmemizi bekleyenler gözlerini bir an önce açsınlar. Hakemler Fatih Terim'i provake etmenin yolunu ona adaletsizce davranmak olduğunu biliyorlar çünkü ve bunu kullanıyorlar. Bu oyunu KABULLENMEYECEĞİZ!

Hakemlerin derdi futbolcu ve antrenörleri oyundan ihraç etmek değil onları sahada tutumaktır. Dünya'nın her yerinde bu böyledir ve böyle olmalıdır. Renk derdinde değilim , bu kadar çirkinliğe tahammül etmek gerçekten mümkün değil. Eğer oyunun hızlıca başlamasını engelliyor derseniz de Mersinli oyuncaya bakan nereye yöneliyor. Hiç bir açıdan elle tutulur bir karar değildir.

Pozisyonun sonrasına gelirsek, kesinlikle tasvip etmiyorum. Fatih Terim gibi dünya klasında bir teknik adamın daha sakin olması gerekir şüphesiz. Zaten pozisyon sonrası hareketlerden gerek cezayı alcaktır kuşkusuz. Ancak bu provakatif senaryoyu lütfen göz önünde bulundurun. İnsanları emeklerini bu şekilde hiçe saymak , o emekleri gasp etmek isteyenlere bu taraftarın yanıtı çok sert olacaktır.


Süleyman Abay denen şahsiyetin ( Hakem demeye dilim varmıyor) futbol psikolojisinden , futbolcu davranışında zerre kadar anlamadığı aşikardır. Mersinli oyuncunun topu yere vurmasında kart dahi çıkarmayarak tarafını çok net belli etmiştir. Hakemlerin tarafsızlığına olan inancımız tamamen sarsılmıştır. Çifte standardın , korkaklığın bu kadarı da fazla dedirtmiş bir bireyin bir daha futbolda yeri yoktur. Kendisinin bir an önce bu iğrençliğe son vermesini temenni ediyorum.

Maçta o kadar çok rezil hakem hataları  var ki buraya yazmakla bitmez. Ama en netlerinden biri : Mersinli oyuncunun yaptığı penaltı %100 gol şansı değil mi peki? Ee nerde senin adaletin? Adama sormazlar mı sen nasıl hakemsin diye? Drogba dönse direk karşı karşıya. Bütün bunlara göz yummak  aptallık olur. Beyfendiye en güzel cevabı futbolcular sahada vermiştir. Masabaşında ne yaparsanız yapın SONUNDA HAK EDEN KAZANACAK!

Emek hırsızlığına , futbol ahlaksızlığına bundan sonra tepkimiz çok daha sert olacaktır.

ARTIK ESKİSİNDEN ÇOK DAHA HIRSLIYIZ!

Abdullah YAVUZ




13 Şubat 2013 Çarşamba

Fenerbahçe Kulübü ve Beklentileri


Bu yazımızda 28 Ocak 2013 tarihli fenerbahce.org'da yayınlanan "Bekliyoruz!" başlıklı yazıyı ele acağız. Bunun için bu kadar beklememin sebebi ise Galatasaray'ın bu yazıya cevap vermemesidir. Onlar da haklı. Tamamen kontrolünü kaybetmiş bi' zatın yönettiği , eli her türlü pis işe bulaşmış bu adamın yönettiği kulüple laf dalışına girmek, pek mantıklı durmuyor.


Bölüm bölüm ele alıp Fenerbahçe'nin Galatasaray'dan ve Türk kamuoyundan beklentilerine bir göz atacağız.

1)Fenerbahçe Spor Kulübü olarak doğrudan taraf olmadıkları hiçbir konuya gerçekten müdahil olmuyorlar. Bu açıklamanını ne maksatla yapıldığını bi' sormak lazım.

Merak etmesin Fenerbahçe, Melo takım otobüsüne binmedi zaten. Ama akıllarının almadığı şu ki; Adnan Öztürk Meireles tükürdüğü için böyle bi' açıklama yapmadı. Meireles'in hareketlerini gerçekten kabul eden Fenerbahçelilere , bunu sahiplenen insanlara diyeceğim tek kelime yok. Ama çıkıp da bu iki olayı kıyaslamak gerçekten yakışıksız. Ya da Fenerbahçelilere yakışan bu diye düşünüyorum:




2) Evet ufacık aklıyla Türk kamuoyundan ve Galatasaray'dan hareket bekleyen bi' açıklama daha.Evet Melo o hareketleri yapsaydı uçak bileti alınır konulurdu merak etme. Ayrıca Meireles'in aklandığını düşünenler Melo'nun da aklandığını düşenebilir. Eğer biri de çıkıp tükürüğü gösterirse o zaman biz de susarız. Ama her türlü ahlaksızlığa sahada tahammül eden , bunların hepsini normal gören bu kulubün artık saçmalıktan ibaret bu açıklamalarını kimsenin kaale almmaması gerektiğini düşünüyorum.

Bu açıklama yapan şahsiyet Meireles'in el hareketlerini çocuklarına izletirken rahatsız olmayacak bir ahlak düzeyinde gelmiş olduğu aşikardır. Demek ki evde Fenerbahçe kulübü yöneticileri böyle anlaşıyorlar. Benim burdan anladığım bu kimse kusura bakmasın. Sorun yok o zaman 'Başkanım' bi elimizde tivit bi elimz yuvarlak!


3) Teyit ödülmüş görüntü? Hadi bize de gönderin o görüntüyü! Yandaş yayıncı kuruluşun bi' anda ortaya çıkardığı , tükürdüğü de net bir şekilde belli olan ancak yanlışlıkla sıçramış sıvı olarak nitelendirilen daha masum görünteden mi bahsediyoruz. hee oysa tamam sorun yok , yanlışlıkla yapılmıştır o el hareketleri de. Eli de yanlışlıkla yuvarlağın içine girip çıkmıştır. Kamuoyu vicdanı rahatladı şu an yani hiç sorun yok.


Ahlaksızlıklığın ne olduğunu siz daha iyi bilirsiniz , sonuçta siz çoluk çocuk el hareketleriyle anlaştığınıza göre, bunun size rahatsızlık vermeyeceğini düşünüyoruz. Zaten ispatlanamayan bir görüntüden bahsediyoruz. Hukukta suçun değil suçsuzluğun ispatlanması gerektiğini ilk kez göen bizler bu ülkedeki her şeye rağmen kimlerin ahlak ve şeref yoksunu olduğunu sonuna kadar biliyor.

Şimdi biz de bekliyoruz;

1) Meireles'in suçsuzluğunu ispat ederken kimlere , nasıl bi' baskı yaptınız?
2) Demirören'le nasıl bir diyalog içindeydiniz?
3) Yöneticileriniz TFF binasına gitmesi neye işaretti?
4) Siz Meireles'in el hareketlerini çocuklarına izletirken , "Baba bu hareket ne demek?" diye sorduklarında ne cevap verdiniz?
5) Adnan Öztürk'ün açıklamalarını yorumlarken o ufacık beyninizi kullandınız mı?

Abdullah YAVUZ