Sayfalar

27 Temmuz 2012 Cuma

Vicente del Bosque!

Hani onu ilk televizyonda gördüğüm de 7-8 yaşlarındaydım. Pek de garipsememiştim. Hani sokakta görebileceğiniz tipten bir insan, bıyıkları , gülümsemesi bizden biri gibi. Hatta biraz abartmak gerekirse Türklük de var :) Çizgili pijaması , atleti , elinde mangalıyla balkonda oturan amcaları andırıyor biraz da :) Tabi bu işin mizah kısmı. Kimdir Vicente del Bosque? Hadi bu sempatik adamı tanıyalım..

Futbolculuk kariyerine 16 yaşında R.Madrid alt yapısına seçilerek başlayan del Bosque birkaç yıl çeşitli kulüplerde kiralık oynadı. Ardından 1973'te R.Madrid A takımına yükselen del Bosque 11 sene eflatun beyazlı formayı giydi ve 5 lig şampiyonluğu yaşadı burada. Milli takımda da 18 kez formayı sırtına geçirdi. 33 yaşında formayı astı ve çok daha başarılı olacağı bir deneyime yelken açacaktı. Büyük başarılar dolu kariyere bir göz atalım.



Hayatın basamaklarını adım adım çıkan del Bosque teknik adımlıkta da pek acele etmedi. Real Madrid Castilla ile başlayan teknik adam 1994'e kadar çeşitli kademelerde Madrid ekibine hizmet etti. '94 yılından itibaren A takımın içinde bulunan del Bosque ikinci adamlık görevini yaptı. Ta ki 99-2000 sezonuna kadar. O artık tek yetkili isimdi. Raul , Guti , Casillas gibi isimleri takıma adapte etti.İlk sezon ligi 5.sırada tamamlasa da 2000-2001 Şampiyonlar ligini kazanarak ilk kupasını aldı. Bu sezon aynı zamanda lig kupasını da kaldırdı.

Artık Los Galacticos dönemiydi. Figo ve Zidane yüksek bonservis bedeliyle kadroya katılmıştı. Madrid'in 100.yılıydı. Ancak bir hayal kırıklığı ile sonuçlandı. 34.haftada liderlik kaybedildi ve lig 3. sırada tamamlandı. Copa del Rey kaybedildi. Ancak buna rağmen Leverkusen yenilerek Şampiyonlar Ligi kazanılmıştı.

Yıl 2002-2003. Artık Los Galacticos'un son hamlesi fenomen Ronaldo da takıma katılmıştı. Sezon başında Süper Kupa kazanıldı. Ardından Şampiyonlar liginde yarı final oynandı. Lig kazanıldı ve Real Madrid fırtına gibi oynuyordu. Başarılı geçen bu sezona rağmen del Bosque ile kontrat imzalamayan Perez kendi kuyusunu kazıyordu. Gerekçesi ise : " İsmi yeterince büyük değil".

Ardından Real Madrid 4 senede 4 teknik adam değiştirdi ve bu büyük bir sarsıntıydı.

Real Madrid'de geçirdiği dört sezon içinde Del Bosque, modern futbolun en başarılı dönemini geçirdi. Bu dönemde Real Madrid, iki UEFA Şampiyonlar Ligi Şampiyonluğu, iki kez de La Liga Şampiyonluğu, 1 kez İspanya Süper Kupası, 1 kez Avrupa Süper Kupası, 1 kez de Kıtalararası Kupa şampiyonluğu yaşadı.

Yıllar önce bizden biri olarak görüp sempati duyduğum del Bosque 2004-2005 sezonun başında Beşiktaş'ın başına geçti.Gerek beni , gerekse tüm futbolseverleri heyecanlandıran bir transfer hamlesiydi bu. Ardından onun gelmesiyle John Carew kadroya katıldı , hızlı bir transfer dönemi geçirildi. Ancak istenen sonuçlar bir türlü alınamadı.

 İşler pek yolunda gitmeyince yine kabahatli hoca oldu. 6 ay bile olmadan "Bu futboldan anlamıyor" , "Yeniköy kasabı" diyerek karga tulumba sepetlediler del Bosque'yi. İsmi Beşiktaş tarihine geçmese de aldığı 7.961.767 € tazminatla belki de Beşiktaş tarihine geçmişti.


 

2008 yılında Arogones bir başka faciaya yol açmak üzere Fenerbahçe'nin yolunu tutarken del Bosque'de İspanya Milli takımının başına geçiyordu. Formda İspanya takımına altın dönemini yaşatmak görevini üstlenmişti. Ve herşey beklendiği gibi gelişti. İspanya hem Dünya Kupasını , hem 2012 Avrupa şampiyonasını kazandı. Adeta Perez'e nispet yaparcasına. Tarihin en büyük vefasızlığı cevap verircesine. 

Dünya Kupası , Avrupa Kupası , Şampiyonlar Ligi , Süper Kupa , La Liga Şampiyonluğu... gibi sayısız başarılara imza attı ve o artık bir fenomen.



                                                         Abdullah Yavuz


Futbolu Yönetmek!

Uzun bir aranın ardından değinmek istediğim temel bir konuyla yayın hayatımıza başlayalım.

Türk futbolu büyük bir çalkantıdan çıkmış ve insanlar '3 Temmuz' silsilesinden sıkılmışken ; yöneticilerin ilginç söylemlerle karşımıza çıkması pek de çekilir cinsten değil. Bu konu da başı çekenlerin başında da Fikret Orman geliyor sanırım. Hani futbol maçlarındaki topun sahibi çocuk kadar ukala tavırları pek de sempatik değil sanırım. Beşiktaş taraftarının hoşuna gidiyor olabilir ancak kendini seçen insanlara da pek saygı göstermediği de ortada. "Biz de hata olur yanlış olmaz" gibi kabarık ancak işi boş söylemlerden uzaklaşıp bulunduğun yerin hakkını vermesini diliyorum.

Bu konu da Süleyman Hurma beyefendi ve Kayseri yönetimi de dikkatleri üzerine çekiyor. Hurma her transfer döneminde ilginç bir pazarlama tekniğiyle istediğini alsa da kendisinin pek de sevimli olduğu söylenemez. Onun "SAT-MI-YO-RUZ" açıklamalarından sıkılan krampon.net takipçileri : "Kombine almak isteyen Kayserispor taraftarları yönetimin hışmına uğradı: SAT-MI-YO-RUZ !" diyerek bizleri biraz olsun güldürdü :) Futbola sadece ticaret mantığıyla bakmak pek de yakışık almıyor bu çağda.

Yönetim konusunda bir taş da Trabzonspor'a... Kontrat yapma , sözleşme yenileme , oyuncuları kulüpte tutma gibi konulardaki zafiyetlerini bir kenara bırakıp her gidenin arkasından sallamayı prensip haline getiren Sadri Şener de bu konu da başı çekenlerden. İnsan dönüp kendine bakmaz mı? Yılların eskitemediği Galatasaray-Trabzonspor ilişkisini bitirmek sana mı düşer be adam? Daha dikkatli davranmalı, basına açıklama yapmak yerine kulübyle ilgilense daha başarılı olacağından herkes emin.

Bunlar daha birkaç örnek , niceleri yazılabilir elbette. Ancak benden bu kadar. Umarım bütün yazı bu türden açıklamalarla geçirmeyiz ve keyifle futbol konuşuruz.
                                                                                                       
                                                                                                                            Abdullah Yavuz

Miras Değil John Terry Geri Dönüyor!

Uzun bir aranın ardından blogumuz tekrar yayın hayatına devam ediyor! Ben de yeni bir soluk ve heyecanla yazmaya ; umarım sizler de takip etmeye devam edersiniz. Güzel sohbetler dileğiyle.. :)

30 Haziran 2011 Perşembe

Taraftar Çıldırdı! Lauro'yu istemiyor!


Galatasaray taraftarı senelerdir çözülemeyen kaleci sorununa Lauro transferi ile çözüm aranmasına büyük tepki gösterdi. Taraftar forumlarından çığ gibi büyüyen tepki sonunda bir internet sitesi açılarak ifade edildi.

Açılan internet sitesine Lauro transferine eleştiriler getirilmiş. Lauro'nun yediği hatalı gollere ve Lauro'nun kariyerine yer verilmiş. İşte o internet sitesi;

http://www.wedontwantyoulauro.com/

Mondragon'un ayrılmasıın ardından boşalan kaleci pozisyonunda daha önce bir çok isim denenmişti ; De Sanctis , Leo Franco , Ufuk Ceylan , Aykut Erçetin , Orkun Uşak , Robinson Zapata... Ancak bu isimler taraftarı ciddi anlamda hüsrana uğrattı. Artık kalede sorun yaşamak istemiyor Galatasaray taraftarı. İşte internet sitesinde yer alan metin ;

"Takımımızın yıllardır en zayıf noktalarından olan kaleci problemimizi çözmek için üstün! uğraşlar sonucu bulunan, dünya yıldızı Lauro efendiyi İS-TE-Mİ-YO-RUZ!!!"

Buffon , Akinfeev , Van der Saar , Muslera , Pepe Reina , Viktor , Doni derken 31 yaşındaki adı pek duyulmayan Lauro ile anlaşılması taraftarın sabrını taşırdı. Büyük bir kaleciyle anlaşacağını açıklayan Ünal Aysal bu transferi hemen veto etti. İbrenin tekrar Muslera ismine döndüğü gelen haberler arasında.

Ünal Aysal'a duyulan güvenin azalması üzerine , Fatih Terim ve Ünal Aysal bir görüşme yaptı. Fatih Terim istediği oyuncuların listesini yönetime bildirdi. Ünal Aysal da transferi hızlandırmak çalışmalara aralıksız devam ediyor.

Abdullah YAVUZ

Transferlerden Notlar

Transfer döneminde uzun bir süreyi geride bıraktık. Bu süreçte yerli ve yabancı bir çok yıldız oyuncu transferi gerçekleşti. İşte minik minik notlarlar transferler ;

  • Umut Bulut , 3.8 Milyon Euro karşılığında Fransa’nın önemli ekiplerinden Toulouse’a transfer oldu. Bir sezon önce de Umut’a talip olan hatta Umut’un Liverpool- Trabzon maçında oynayamamasına sebep olan bu transfer sonunda gerçekleşti. Umut , Avrupa’da ülkemizi temsil etmek istediğini ve çok mutlu olduğunu açıkladı.
  • Mehmet Yıldız Es Es’te. Yiğidoların önemli forveti Mehmet Yıldız Eskişehirle 1+1 yıllık kontrat imzaladı. Bülent Uygun’la tekrar çalışmak istediğini ve büyük işlere imza atacaklarını söyledi.
  • De Gea , yaklaşık 22 Milyon Euro karşılığında Manchester United’lı oldu. Genç kaleciye Manchester United cephesinden şüpheyle bakıldığını söylemek mümkün. Ancak De Gea kalitesini kanıtlamış bir isim. Atletico Madrid ile bir Uefa Avrupa Ligi kazanmıştı. Bu yaz da U21 milli takımıyla Avrupa Şampiyonu olmuştu.
  • Vincent Enyeama ve Dimitri Payet Lille’de. Njerya milli takımının kalecisi Enyeama ile anlaşan Lille , 24 yaşındaki orta saha oyuncusu Payet ile de kontrat imzaladı. Real
  • Real Madrid , 18 yaşındaki genç stoper Raphael Varane ile 6 yıllık bir kontrat imzaladı.
  • Atletico Madrid , Miranda , Adrian ve Gabi transferlerinden sonra 24 yaşındaki Silvio ile anlaştı. Silvio’nun bir önceki takımı ise Sporting Braga idi. 24 yaşındaki oyuncu savunmada görev yapıyor.
  • Fenerbahçe de ise transfer gündemini Yobo ve orta sahaya yapılacak takviye oluşturuyor. Yobo konusunda mutlu sona yaklaşıldığı ifade ediliyor. Orta sahaya alınacak oyuncu da her gün yeni bir isim duymak mümkün.
  • Galatasaray’da kaleci transferi yılan hikayesine döndü. Son olarak Abdürrahim Albayrak , Lauro ile anlaştıklarını söyledi. Ancak resmi bir açıklama gelmedi.

Abdullah YAVUZ