Sayfalar

7 Nisan 2013 Pazar

Galatasaray - Mersin İdman Yurdu



TFF ve hakemlik müessesinin ülkemizde ne hale geldiğinin en açık göstergesidir bu maç. İnsanların kurumlara , adalete ve en önemlisi insanlara güvenin bittiği noktadır. Açıp tekrar tekrar izleyip , bu iğrenç provakatif oyunu herkesin bir daha izlemesini ve ülkemizin iğrençleşen hakem provakasyonlarını bir kez daha görmenizi tavsiye ederim. Ve önce bir futbolsever sonra da bir insan olarak bu kadarını kabullenemeye gerçekten tahammül edemiyorum.


Dünyanın hiçbir yerinde bu şekilde bir hoca atılması olmamıştır. Tek kelimeyle : SKANDAL! Ötesini tarif etmeye kelimeler yetmez. Bana bir tane daha örneğini gösterin gerçekten bir daha bir şey yazmayacağım. Bu çok net AHLAKSIZCA bir provakasyondur. Bunu hakem hatası olarak görmemizi bekleyenler gözlerini bir an önce açsınlar. Hakemler Fatih Terim'i provake etmenin yolunu ona adaletsizce davranmak olduğunu biliyorlar çünkü ve bunu kullanıyorlar. Bu oyunu KABULLENMEYECEĞİZ!

Hakemlerin derdi futbolcu ve antrenörleri oyundan ihraç etmek değil onları sahada tutumaktır. Dünya'nın her yerinde bu böyledir ve böyle olmalıdır. Renk derdinde değilim , bu kadar çirkinliğe tahammül etmek gerçekten mümkün değil. Eğer oyunun hızlıca başlamasını engelliyor derseniz de Mersinli oyuncaya bakan nereye yöneliyor. Hiç bir açıdan elle tutulur bir karar değildir.

Pozisyonun sonrasına gelirsek, kesinlikle tasvip etmiyorum. Fatih Terim gibi dünya klasında bir teknik adamın daha sakin olması gerekir şüphesiz. Zaten pozisyon sonrası hareketlerden gerek cezayı alcaktır kuşkusuz. Ancak bu provakatif senaryoyu lütfen göz önünde bulundurun. İnsanları emeklerini bu şekilde hiçe saymak , o emekleri gasp etmek isteyenlere bu taraftarın yanıtı çok sert olacaktır.


Süleyman Abay denen şahsiyetin ( Hakem demeye dilim varmıyor) futbol psikolojisinden , futbolcu davranışında zerre kadar anlamadığı aşikardır. Mersinli oyuncunun topu yere vurmasında kart dahi çıkarmayarak tarafını çok net belli etmiştir. Hakemlerin tarafsızlığına olan inancımız tamamen sarsılmıştır. Çifte standardın , korkaklığın bu kadarı da fazla dedirtmiş bir bireyin bir daha futbolda yeri yoktur. Kendisinin bir an önce bu iğrençliğe son vermesini temenni ediyorum.

Maçta o kadar çok rezil hakem hataları  var ki buraya yazmakla bitmez. Ama en netlerinden biri : Mersinli oyuncunun yaptığı penaltı %100 gol şansı değil mi peki? Ee nerde senin adaletin? Adama sormazlar mı sen nasıl hakemsin diye? Drogba dönse direk karşı karşıya. Bütün bunlara göz yummak  aptallık olur. Beyfendiye en güzel cevabı futbolcular sahada vermiştir. Masabaşında ne yaparsanız yapın SONUNDA HAK EDEN KAZANACAK!

Emek hırsızlığına , futbol ahlaksızlığına bundan sonra tepkimiz çok daha sert olacaktır.

ARTIK ESKİSİNDEN ÇOK DAHA HIRSLIYIZ!

Abdullah YAVUZ




13 Şubat 2013 Çarşamba

Fenerbahçe Kulübü ve Beklentileri


Bu yazımızda 28 Ocak 2013 tarihli fenerbahce.org'da yayınlanan "Bekliyoruz!" başlıklı yazıyı ele acağız. Bunun için bu kadar beklememin sebebi ise Galatasaray'ın bu yazıya cevap vermemesidir. Onlar da haklı. Tamamen kontrolünü kaybetmiş bi' zatın yönettiği , eli her türlü pis işe bulaşmış bu adamın yönettiği kulüple laf dalışına girmek, pek mantıklı durmuyor.


Bölüm bölüm ele alıp Fenerbahçe'nin Galatasaray'dan ve Türk kamuoyundan beklentilerine bir göz atacağız.

1)Fenerbahçe Spor Kulübü olarak doğrudan taraf olmadıkları hiçbir konuya gerçekten müdahil olmuyorlar. Bu açıklamanını ne maksatla yapıldığını bi' sormak lazım.

Merak etmesin Fenerbahçe, Melo takım otobüsüne binmedi zaten. Ama akıllarının almadığı şu ki; Adnan Öztürk Meireles tükürdüğü için böyle bi' açıklama yapmadı. Meireles'in hareketlerini gerçekten kabul eden Fenerbahçelilere , bunu sahiplenen insanlara diyeceğim tek kelime yok. Ama çıkıp da bu iki olayı kıyaslamak gerçekten yakışıksız. Ya da Fenerbahçelilere yakışan bu diye düşünüyorum:




2) Evet ufacık aklıyla Türk kamuoyundan ve Galatasaray'dan hareket bekleyen bi' açıklama daha.Evet Melo o hareketleri yapsaydı uçak bileti alınır konulurdu merak etme. Ayrıca Meireles'in aklandığını düşünenler Melo'nun da aklandığını düşenebilir. Eğer biri de çıkıp tükürüğü gösterirse o zaman biz de susarız. Ama her türlü ahlaksızlığa sahada tahammül eden , bunların hepsini normal gören bu kulubün artık saçmalıktan ibaret bu açıklamalarını kimsenin kaale almmaması gerektiğini düşünüyorum.

Bu açıklama yapan şahsiyet Meireles'in el hareketlerini çocuklarına izletirken rahatsız olmayacak bir ahlak düzeyinde gelmiş olduğu aşikardır. Demek ki evde Fenerbahçe kulübü yöneticileri böyle anlaşıyorlar. Benim burdan anladığım bu kimse kusura bakmasın. Sorun yok o zaman 'Başkanım' bi elimizde tivit bi elimz yuvarlak!


3) Teyit ödülmüş görüntü? Hadi bize de gönderin o görüntüyü! Yandaş yayıncı kuruluşun bi' anda ortaya çıkardığı , tükürdüğü de net bir şekilde belli olan ancak yanlışlıkla sıçramış sıvı olarak nitelendirilen daha masum görünteden mi bahsediyoruz. hee oysa tamam sorun yok , yanlışlıkla yapılmıştır o el hareketleri de. Eli de yanlışlıkla yuvarlağın içine girip çıkmıştır. Kamuoyu vicdanı rahatladı şu an yani hiç sorun yok.


Ahlaksızlıklığın ne olduğunu siz daha iyi bilirsiniz , sonuçta siz çoluk çocuk el hareketleriyle anlaştığınıza göre, bunun size rahatsızlık vermeyeceğini düşünüyoruz. Zaten ispatlanamayan bir görüntüden bahsediyoruz. Hukukta suçun değil suçsuzluğun ispatlanması gerektiğini ilk kez göen bizler bu ülkedeki her şeye rağmen kimlerin ahlak ve şeref yoksunu olduğunu sonuna kadar biliyor.

Şimdi biz de bekliyoruz;

1) Meireles'in suçsuzluğunu ispat ederken kimlere , nasıl bi' baskı yaptınız?
2) Demirören'le nasıl bir diyalog içindeydiniz?
3) Yöneticileriniz TFF binasına gitmesi neye işaretti?
4) Siz Meireles'in el hareketlerini çocuklarına izletirken , "Baba bu hareket ne demek?" diye sorduklarında ne cevap verdiniz?
5) Adnan Öztürk'ün açıklamalarını yorumlarken o ufacık beyninizi kullandınız mı?

Abdullah YAVUZ

27 Ekim 2012 Cumartesi

Rüyalarda Yaşayan Takım: Galatasaray

Ordu 2-0 Galatasaray / / Galatasaray 0-2 Braga / / Galatasaray 1-1 Eskişehir / / Gençlerbirliği 3-3 Galatasaray / / Galatasaray 1-1 CFR Cluj... Son 5 resmi maçından 2 mağlubiyet 3 beraberlik aldı Galatasaray. Hani bu yazıyı yazmak için ne kadar sabrettiğimi göstermek istedim bir yandan da.

Bu gidişatı biraz daha yakından inceleyelim hep beraber.

1) Savunma mı? O da ne demek?

Son 5 maç 9 gol yemiş Galatasaray. Neredeyse 2 gol yemiş maç başına.Ki bu maçların çoğunda da oyuna hakimken golleri gördü. Buna talihsiz , şanssız goller demeyi kabullenemem. Evet 1-2 maçta yersiniz ama 5 maçta da olursa bunun adı hata olur. Böyle savunma mı olur hocam? Rakip topu alıp orta sahaya geldiğinde kimse yok ortalarda. Melo bir yerlere saklanıyor , Selçuk desen kayıp. Hamit savunma yapacak , orası çalışacak dedik ; sağ kanat iflas etti. Balta sakat Riera olmuyor. Ujfa yok , Cris futbola yabancı. Böyle savunma olur mu be hocam, sen söyle olur mu?

2) Melo-Selçuk?

Geçen sezon ikisi birlikte 20 golü aşan ikiliden bu sezon tık yok. Ama şu bir gerçek ki geçen sezonki fantastik bir performanstı. Bu oyunculardan toplam 10 gol beklemek idealdir. Ancak şimdilik o katkıyı da vermiyorlar. Selçuk geçen seneki formunun çok uzağında. Melo zaten ayrı bir alem. Hani alınmasın , gerek yok diye yazı yazmıştım da beni ipe koymuşlardı. Ayrıca bırakın çileği orta saha bomboş dediğimde gülenler vardı. Bütün yükü bu oyuncuların çekmesi gerçekten mantıklı gelmiyor bana. 90 gün tatil yapan Melo'ya taviz verilmesi nasıl mantıklı gelmiyorsa.

3) Umut-Burak-Elmander-Baros-Sercan?

Bir ben eksiğim forvette. 5 maç 5 gol ne yazık ki. Sercan-Baros'tan umut kesilmiş. Burak'tan 35 gol atmasını bekler olmuşuz , el insaf. Bu adam bir sezonda 20 gol atar. Bu sezon da atacak , garantisini veririm. Ancak Şampiyonlar Liginde böyle olmaz. Daha bitirici , daha güvenli , daha yırtıcı bir golcü lazım. Çilek değil golcü lazım Ünal Bey.

4)Hamit Altıntop?

En büyük hayal kırıklığımdır. Hala ismiyle oynuyor. Adı Hamit olmasa işi çok zor. 2 sezondur futbol oynamıyor ve futbola gerçekten yabancılaşmış. Toparlanacağını umut ediyorum ama bu kadar kritik maçlarda şans verilmesini kabullenemiyorum. Israrla kötü oynuyor ve ben takım içindeki adalet duygusunun da zedelendiğini düşünüyorum. Alınmasını katiyen yanlış bulmuyorum. Unutulmamalı ki Real Madrid de bu adamı 1 yıl sakatken aldı.

5) 4-4-2?


Evet en büyük sorun da burda. Geçen sezon rakipler Galatasaray'ı olduğundan daha az kuvvetli görüyordu bu bir gerçek. Ancak şu an her takım önce gol yemeyelim kafasında. Orta alanı 5'leyip formsuz Selçuk-Melo'yu o alanda boğuyorlar. Ardından Galatasaray bir anda açılıyor. Defans tel tel dökülüyor sonra. Suçlu defans gibi görülüyor ama gerçekten bu haksızca. Geçen sezon 4-4-2'ye dönerek kahraman olan Fatih Terim'in bu sezon da 4-5-1'e dönerek kahraman olacağından şüphem yok.


6) Şampiyonlar Ligi?

Şampiyonlar Ligindeki her maçtaki oyundan memnunum. Ama burası farklı bir yer. Kimse oyuna bakmaz. Sonuç almanız gerekir. Sonuç alamadıktan sonra 2 ay sonra sizi sepetlerler. Sonra ne rüya kalır ne takım. Bu kadar kolay gol yiyip , bütün maç o golü çıkartmaya uğraşarak büyük takım olunmaz. Güzel futbol karın doyurmaz.

7) Nasıl oynamalı?

Evet saldıralaım , ezelim , top bizde hayat güzel ama biraz da kontrolü elde tutmak lazım. Bu sebeple en azından CL'de daha kontrollü olmak da fayda var. Özellikle Hamit'ten faydalanılacaksa orta alanda faydalanmak en makulü gibi. Ancak Yekta , Emre , Ceyhun gibi isimlere de bir göz atılsa gerçekten çok daha güzel şeyler ortaya çıkabilir. Umut'tan ise kanatta faydalanmak daha mantıklı. Aslında değil ama henüz sağlam bir kanat oyuncusu alınmadğından elimiz mecbur. Forvete de acil takviye şart. Orta saha yardımcı olursa son yılların en hızlı defans hatlarından birine sahip Galatasaray. Bütün mesele orta sahada. 

Sırada Kayseri maçı var , bakalım neler değişecek , neler oluşacak. Bahis yapacaklara tavsiyem 1. Oran düşük derlerse üst oynayabilirler. Skor tahmini 3-1 Galatasaray galibiyeti.Hadi geçmiş olsun.


Abdullah YAVUZ

 


18 Ekim 2012 Perşembe

Milli Takım "İSTİKRARI" Yakaladı!

Evet milliler 2014 Brezilya yolunda oldukça önemli bir yara aldı bu hafta. Önce hafta içi sahada rezil oyun ve Romanya mağlubiyeti , ardından Macaristan yenilgisi. Hep şikayet ettiğimiz istikrarı sonunda yakaladık. Artık devamlı olarak kaybediyoruz. Neler oluyor milli takımda, hangi taşlar yerinden oynuyor?

1) İnançsız Futbol

Hani hep deriz ya , "bizim takımlarımız yüreğiyle oynuyor , mantıklı davranmıyor" İşte artık o yüreği de kaybetmişiz. Özellikle Macaristan maçının son yarım saatini izlerken başımdan aşağıya kaynar sular döküldü sanki. Kimsenin umrunda değildi sanki maç. Herkes benim gibi izliyordu. 

2) Kadro kalitesi

Evet hep ağzımızda bir kadro kalitesi lafı , aldı başını yürüyor. Ben hayalci bir insan değilim. Kimse de boş düşlere kapılmasın , biz Hollanda'yla , Almanya'yla falan çekişemeyiz. Ama şu da bir gerçek ; biz ROMANYA ya da MACARİSTAN da değiliz! Romanya'nın en iyi oyuncusu Marica , o da Schalke'nin yedek forveti. Biz bu Macaristan'dan da asla kötü takım değiliz. Hani oynarsın oynarsın yenilirsin kimse bişey demez. Ama sahada sadece bir rezillik vardı. Milli rezillik. Gerçekten bunu kadro kalitesine bağlamayı aklım almıyor.

3) Sistem-Taktik-Seçimler

Biz , 4-2-3-1 oynamaya mecbur muyuz? Evet bu sistemi seçebiliriz , maça da başlayabilir. Ama olmuyor işte , değiştir maç içinde. Farklı bişeyler dene, ya da en azından sadece DENE! Biz sahada hiçbir şeyi denemedik. Hamit sezon başından beri formsuz işte , görmüyor mu bu insanlar. Oynayamaz mı Serkan Balcı bu takımın sağ bekinde. En azından denenemez mi? Sercan-Tunay kaliteli olsalar da devamlılıkları yok. Bu düzeyin oyuncusu değiller henüz. Olcan denenemez mi? Ama 9 sezonda 8 gol atan Aydın Yılmaz'ı denemek daha mantıklı geliyor hocaya.

Volkan Demirel'in kaleciliğine hiçbir lafım yok ama formsuz işte. Nerde Onur diye sormazlar mı? Milli kaleciler kulüp takımlarının YEDEK kalecileri. (Mert-Cenk) Birisi buranın milli takım olduğunu , en iyilerin olacağını Avcı'ya hatırlatabilir mi? Nuri Şahin'e genç diyen bir teknik ekibe sahibiz. Bence de genç , büyüsün de öyle gelsin. 

Hala stoper ikilisini bulamayan bir milli takımdan bahsediyoruz. Orta saha desen her maç farklı isimler. Forvet Allah'a emanet. Milli takımın kadrosunu ezbere saymayı bırak , her maç için 5 oyuncu tutturabilmek bile imkansız. Bu şekillde ne olur , nasıl olur kestirmek gerçekten zor.


4) Şike , şike , şike..

Şike soruşturmasını bile milli takıma bağlayanlar var. Bir de onlara İtalya örneğiyle cevap verenler: "İtalya her şike soruşturmasından sonra final oynadı" Evet öyle ama bizimle İtalya arasında bir fark var. Orda şike yapanlar cezalandırılıyor , bizde FEDERASYON BAŞKANI yapılıyor.








5) Kriz Futbolu

Ülke olarak bir geçiş dönemindeyiz. Yeni bir jenarasyon yakalamaya çalışıyoruz. Evet hepsi kabul ama oyun zora girdğinde oynayacak hiçbir futbol sistemimiz yok. Uzun vursak rakipten kalıyor , çizgiden sıfıra inemiyoruz, ortadan yeterli bindirmeler yok, biz hiçbir şey yapmıyoruz sözün özü.


6) Bak Ne Oldu Şimdi?



Romanya ve Macaristan'ın 6'şar puan gerisindeyiz. Hollanda'nın 9! İmkansız değil belki ama çok zora soktuk şansımızı bu bir gerçek. Şansımızın zora sokmak değil de hiçbir gelecek vaat etmemek kötü. Abdullah Avcı'yı göndermek sorunları çözer mi tam kestiremiyorum ama Brezilya 2014 için taze bir kan geitreceği kesin. Ama kalıcı çözümler için başka bir şey gerek. Bambaşka bir şey.

"Milli" takım dileğiyle..

Abdullah Yavuz

6 Ekim 2012 Cumartesi

El Classicoo!

İspanya'da yılın maçı! 07 Ekim Pazar günü 20.50'de! 8 Puan farkı atan Barcelona mı , kazanmak zorunda olan Real Madrid mi? Camp Nou'da yılın maçı öncesi takımların son durumları:

1) Barcelona 

Lige fırtına gibi girdiler. Sevilla ve Atletico Madrid gibi zor maçları kazanmalarını bildiler. Ama şu bir gerçek ki çok zorlanıyorlar. O eski günlerde olan maça golle başlayıp ilk yarıda 3 farkı bulan Barca sahada yok gibi. Özellikle son Atletico maçında hakemin altın tepsideki ikramını geri çevirmediler ve maçı kazandılar. Belki de en büyük sorunları savunma tandemi. Puyol kesin olarak olmayacak. Pique ise şüpheli gözüküyor. Ama ben Villonova'nın Pique'yi riske edebileceiğini düşünüyorum. Bir de Messi'nin düşüşte olduğu gerçeği var. Ancak illa ki Messi patlayacak ve o maç bu maç bence. Fabregas ise son haftaların hem formda hem çirkef ismi. Bu sefer daha istim üsütnde ve hakemlerin çok acıyacağını düşünmüyorum.

2) Real Madrid


 Lige kabus gibi bir başlangıç yaptı Real Madrid. Mourinho'nun takımlarının genel sorunudur kötü başlamak. Anck toparlama zamanı Ekim-Kasım aylarıdır. Tam da bu ayların içindeyiz. Ama orada da stoperde kimin oynayacağı belirsiz. Ramos'un yaşadığı sorunlar ve Varane'nın iyi oyunu  o bölgeyi biraz karıştırıyor. Mesut'un oynayacağını düşünmekle beraber Modric'e şans verebilme ihtimali de var. İşler yolunda gitmezse pimi çekilmiş el bombaları ; Pepe-Marcelo ikilisinin neler yapacağı da düşünüdürüyor. En büyük silahları yine Ronaldo. Yıldız oyuncu yine çok formda. Ajax'a hafta içi 3 gol birden atan Portekizli sinyali verdi gibi. Ayrıca oynarsa Essien de fark yaratma potansiyeline sahip bir oyuncu.

3) Nasıl bir maç bizi bekliyor?
Mourinho, Barca savunmasını bu kadar eksik yakalamışken önde baskı uygulayarak topu kazanıp doğrudan kaleye gitmek isteyecektir. Bu sebepten ötürü Barca topu oyuna sokarken sıkıntı yaşamazsa erken gol bulabilir. Ya da tam tersi Real Madrid gol bulabilir. Yani sözün özü ilk 10dk gol bekliyorum. Ondan sonra oyun kendi senaryosunu yazacaktır. Kilit oyunculardan biri Jordi Alba . Özellikle Arbeloa'nın zaaflarını etkili ve dinamik bindirmeleriyle değerlendirecektir. Real Madrid'in bu sahadan puan çıkarmak zorunda olduğu kesinlikle unutulmamalıdır. Ben burdan puan alacakalrını düşünüyorum. 1-3 , 2-2 gibi bir skor bekliyorum. Bahisçilere tavsiyem 4-6 gol aralığıdır. Son derece zevkli ve stresli bir maç bizi bekliyor. 

Abdullah Yavuz